Fethiye kıyısı tek tip değil. Otuz kilometrelik bir şerit içinde birbirine hiç benzemeyen kıyılar sıralanıyor: kum dili biçiminde bir lagün, çakılla kaplı küçük koylar, sığla ormanının denize indiği bir sahil ve yalnızca tekneyle ulaşılan gizli girintiler. Fethiye’nin en güzel koyları arasında hem şehir merkezine on dakika olanlar hem de yolu bulunmayanlar var.

Bu rehberde yirmi koy ve plajı tek tek ele alıyoruz. Her biri için deniz yapısı, ulaşım biçimi, olanaklar ve kimlere uygun olduğu var. Sonda da üç pratik bölüm bulacaksınız: koy seçerken nelere bakmanız gerektiği, koylara nasıl ulaşıldığı ve hangi bölgede konaklamanın hangi kıyıları yakınlaştırdığı.

Bir uyarıyla başlayalım. Fethiye, Türkiye’nin resmî deniz kaplumbağası yuvalama kumsallarından biri ve bu, bazı plajlarda uyulması zorunlu kurallar getiriyor. Ayrıntısını Karaot bölümünde bulacaksınız. Listedeki iki nokta da idari olarak Fethiye sınırları dışında kalıyor; onları da geldiğimizde işaretleyeceğiz.

Fethiye’de Deniz Sezonu Ne Zaman Başlar?

Deniz mayısta ısınmaya başlıyor. Mayıs ortasında su 20 derece civarında, hava ise 25 derece bandında geziniyor; denize girmek mümkün ama ilk dalışta serinlik hissediliyor ve uzun süre suda kalmak herkese göre olmuyor. Haziranda su 23 dereceye çıkıyor, temmuzda 26’yı buluyor.

En sıcak ay ağustos. Deniz 27, hava 33 derece. Aynı zamanda yılın en kalabalık dönemi, plajlarda yer bulmak zorlaşıyor ve otopark alanları öğleden önce doluyor.

Hangi dönemde gitmek en mantıklısı? Cevap çoğu kişinin sandığından farklı. Ekimde deniz hâlâ 24 derece, yani mayıstan daha sıcak. Hava 25 dereceye inip nem düştüğü için gündüzler yürüyüşe elverişli hale geliyor, kalabalık da çekiliyor. Sakin bir tatil istiyorsanız eylül sonu ile ekim arası, sıcaklık ve tenhalık açısından yılın en dengeli aralığı.

Yoğun sezon haziran ortasından eylül ortasına kadar sürer. Bu dönemde koylara erken saatte gitmek, özellikle otoparkı sınırlı olanlarda fark yaratır.

Sezon dışına çıkarsanız hesaba katmanız gereken bir şey var. Kasımdan nisana kadar tekne turlarının çoğu duruyor, dolayısıyla yalnızca denizden ulaşılan koylar bu aylarda fiilen kapalı sayılıyor. Kış Fethiye’de yağışlı geçiyor, kıyı yürüyüşleri için uygun ama denize girmek için değil.

Fethiye Koyları ve Plajları (20 Nokta)

1. Ölüdeniz

Fethiye denince akla ilk gelen kıyı burası, ama Ölüdeniz aslında tek bir plaj değil. Açık denize bakan Belcekız halk plajı ücretsiz ve suyu dalgalı. Asıl lagün ise tabiat parkı sınırları içindeki Kumburnu kum dilinde ve girişi ücretli, yani Ölüdeniz’e gelip hiç para ödemeden de denize girebilirsiniz ama meşhur turkuaz su o ücretli bölümde. Lagünün durgun, sığ suyu yüzme bilmeyen çocuklar için diğer koylara göre daha az risk taşıyor. Babadağ’dan atlayan yamaç paraşütçüleri de buraya iniyor. Su sporları, kiralık deniz aracı ve sahil işletmeleri bir arada. Fethiye merkezden dolmuşla ulaşılıyor, sezon boyunca sefer sık; yaz ortasında lagün tarafı öğleye doğru doluyor.

2. Kelebekler Vadisi

Vadi tabanına inen bir kara yolu yok. Kumsala ulaşmanın pratik yolu Ölüdeniz Belcekız’dan kalkan tekne, yolculuk yaklaşık yarım saat sürer. Vadi seksenin üzerinde kelebek türüne ev sahipliği yapıyor ve kumsalın arkasından şelaleye giden bir patika başlıyor. Faralya’dan aşağı inen halatlı patika ise ayrı bir mesele: ölümlü kazalar yaşanmış, deneyimsiz yürüyüşçülere uygun değil. Kumsalda kalmayı planlıyorsanız günübirlik tur teknesi yerine servis teknesini seçin: tur bileti sizi bir saatle sınırlıyor. Kumsalın arkası baştan sona dik kayalıklarla çevrili.

 

İlgili İçerik: Diğer ikonik rotalar için Fethiye Gezilecek Yerler rehberimizi inceleyebilirsiniz.

3. Kabak Koyu

Araç yukarıda kalıyor; aşağı yürüyerek iniyorsunuz. Kabak’ın kalabalıklaşmamasının sebebi bu basit zorluk. Faralya köyünde, Kelebekler Vadisi’nin hemen yanında yer alıyor. Ağaç aralarına serpiştirilmiş bungalovlar ve kamp alanları konaklama sağlıyor, çoğu tesis kendi yemeğini de veriyor. Günübirlik gelip aynı gün dönecekseniz iniş ve çıkış yürüyüşünü hesaba katın; koyda geçireceğiniz süre sandığınızdan kısa kalabilir. Yamaçtan denize bakan manzara, koyun asıl bilinen yüzü. Telefonun zayıf çektiği, programsız bir tatil arayanlara göre.

4. Çalış Plajı

Fethiye merkeze yalnızca yedi kilometre ve dört kilometre boyunca uzanıyor. Ünü gün batımından geliyor; plajın batı ucundan güneş körfezin arkasına inerken sahil kalabalıklaşıyor. Kıyı boyunca restoranlar ve kafeler sıralı, tüm gün orada kalmak kolay. Şövalye Adası’na geçen küçük tekneler de buradan kalkıyor. Zemin ince kum ve deniz yavaş derinleşiyor; bu ikisi bir araya gelince Çalış, çocuklu aileler için merkeze en yakın rahat kumsala dönüşüyor. Çalış aynı zamanda kaplumbağa izlemesinin yürütüldüğü kesimlerden biri, gece kumsal kurallarına dikkat edin.

5. Akvaryum Koyu

Adını suyun berraklığından alıyor: dipteki canlılar akvaryumdan bakar gibi görünüyor. Fethiye’nin yaklaşık on kilometre güneyinde, körfezin korunaklı bir girintisinde. Deniz çoğunlukla sakin, dalış merkezleri de bu noktayı kullanıyor. Karayolu bağlantısı zayıf olduğu için ziyaretçilerin çoğu Fethiye limanından kalkan günlük tur teknesiyle geliyor. Şnorkelle dolaşmak için bölgedeki en verimli noktalardan biri. Kalıcı bir tesis yok; tuvalet, restoran beklemeyin, yiyecek ve içeceğinizi yanınızda götürün.

6. Katrancı Koyu

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün işlettiği resmî bir tabiat parkı. Ücret üç kalemden oluşuyor: kişi başı giriş, araç girişi ve kamp alanı ayrı ayrı hesaplanıyor. Ödeme yalnızca nakit. Çam gölgesinde çadır ya da karavanla kalınabiliyor, tuvalet ve soyunma kabini mevcut. Bölgedeki pek çok koy ücretsiz ve işletmesizken Katrancı düzenli altyapısıyla ayrışıyor. Orman denize kadar iniyor, bu da gölge sorununu ortadan kaldırıyor. Bir gece çadırda kalmak da, piknik için uğrayıp akşam dönmek de mümkün.

7. Günlüklü Koyu

Fethiye-Muğla karayolu üzerinde, merkeze on altı kilometre. Adı, koyda yetişen günlük ağacından geliyor. Sığla olarak da bilinen bu ağaç dünyada doğal olarak yalnızca Türkiye’de yetişiyor, ağırlıklı olarak da Muğla’da; buzul çağından kalma bir tür ve yayılış alanının büyük bölümünü kaybetmiş durumda. Koyda bungalov, ağaç ev ve çadır alanı var. Ateş, mangal ve semaver kesinlikle yasak, orman yangını riski nedeniyle. Yiyeceğinizi hazır getirin. Ağaçların bir kısmı iki üç yüzyıllık; gölgesinde oturmak koyun asıl cazibesi.

8. Boncuklu Koyu

Boncuklu tek bir koy değil; yan yana duran Küçük ve Büyük Boncuklu’nun ortak adı. İkisi de Keçiler Mahallesi’nde, Fethiye merkeze dört kilometre; limandan araçla on beş dakika. Küçük Boncuklu daha dar ve tenha. Deniz tabanı iri, pürüzsüz, renkli çakıllarla kaplı ve koyun adı da buradan geliyor. Karagözler ve Tersane yolu takip edilerek gidiliyor. Giriş ücretsiz, araçla gelenden otopark ücreti alınıyor. Çakıl taban nedeniyle deniz ayakkabısı işinizi görür; su berrak olduğu için şnorkel de işe yarıyor.

9. Karaot Plajı

Yanıklar Mahallesi’nde, merkeze on beş kilometre. Fethiye Belediyesi’nin halk plajı olarak işlettiği Karaot’a giriş ücretsiz, ama burası aynı zamanda Caretta caretta yuvalama alanı ve bu, diğer plajlarda karşılaşmayacağınız bir kural listesini beraberinde getiriyor.

Gece plaja inilebilir mi? Hayır. Türkiye’nin yirmi bir resmî yuvalama kumsalında 1 Mayıs ile eylül sonu arasında 20.00-08.00 saatleri kapalı, cezası da caydırıcı düzeyde. Bu alanlarda araçla giriş, kamp ve ateş de yasak. Gündüz giderseniz işaretli yuvalara yaklaşmayın. Çevresinde Akgöl sulak alanı, su samuru ve yabani palmiye toplulukları var.

10. Darboğaz Koyu

Buraya giden bir araç yolu bulunmuyor. Bozdağ Yarımadası’nın karaya bağlandığı boynun doğusunda kalan Darboğaz’a ya Fethiye limanından tekneyle ya da patikayla geliniyor. Patika zorlayıcı olduğu için yaşlılara ve küçük çocuklu ailelere önerilmiyor. Günübirlik tur teknelerinin uğrak duraklarından; tenha, berrak, çevresi gür yeşillik. Kalabalıktan kaçmak isteyip tekne turuna çıkmayı düşünüyorsanız rotanızda bu koyun olup olmadığını sorun. Burada da tesis yok, ihtiyacınızı yanınızda taşıyorsunuz.

11. Kuleli Plajı

Kuleli’yi diğerlerinden ayıran somut bir özellik var: plajın kadınlara ayrılmış bir bölümü bulunuyor ve burada haşema ile giriliyor. Fethiye Yarımadası üzerinde, merkeze altı ila sekiz kilometre. Zemin ağırlıklı kum, yer yer çakıl; deniz sakin ve birden derinleşmiyor, çevresi çam ormanı. Şezlong, şemsiye, kabin ve yeme içme servisi mevcut. Plaj bir dönem kapalı kaldıktan sonra ihaleyle yeniden açıldı, bugün özel işletme yönetiyor. Özel araçla, dolmuşla ya da limandan tekneyle ulaşılıyor.

12. İnlice Halk Plajı

Fethiye Belediyesi’nin iştiraki işletiyor ve kumsala giriş ücretsiz. Merkeze yaklaşık yirmi dakika. Olanak listesi bölgede alışılmadık biçimde geniş: duş, soyunma kabini, kafeterya, mangal alanı, voleybol sahası ve çocuk oyun parkı bir arada. İki engelli rampası var; engelli ziyaretçiler, gaziler ve şehit yakınları otopark, şemsiye ve şezlong ücreti ödemiyor. Dalaman tarafına da yakın olduğu için havalimanından gelirken uğramak mümkün. Kalabalık bir aileyle gelip bütçeyi korumak istiyorsanız bu kombinasyon işinizi görüyor.

13. Aksazlar Koyu

Merkeze en yakın kaçamak. Buradaki kumsal doğal değil, sonradan kum taşınarak oluşturulmuş; bunu bilmeden gidenler şaşırıyor. Koyda kamp alanı, kafe ve otopark var. Sahil şeridi geniş olmadığı için büyük bir plaj beklentisiyle gitmeyin, burası daha çok kısa mola noktası. Çadır kuracaksanız ya da tek öğün için duracaksanız kısa sürede yerleşiyorsunuz. Merkeze yakınlığı yüzünden hafta sonları kalabalıklaşıyor, hafta içi çok daha rahat.

14. Sarıgerme Plajı

Sarıgerme aslında Fethiye’de değil, Ortaca ilçesinde ve Fethiye’ye elli beş kilometre, karayoluyla bir buçuk saat kadar. Yani günübirlik gidilebilecek bir komşu ilçe plajı. İnce kumu, sığ denizi ve geniş sahiliyle çocuklu aileler için bölgenin en rahat kumsallarından. Arkası çam ormanı. Burası da Caretta caretta yuvalama alanı, önemli bölümü doğal sit tescilli; gece aydınlatması düzenleniyor ve belirli saatler dışında erişim sınırlı. Bölgedeki bir plaj kaplumbağa dostu işletme olarak Mavi Bayrak’ı üst üste yıllardır koruyor.

15. Kıdrak Koyu

Ölüdeniz’in hemen doğusunda, iki üç kilometre ötede. Kıdrak ayrı bir tabiat parkı değil, Ölüdeniz ile aynı tescil altında korunuyor ve alan yirmi beş hektar. İçinde dolmuş durağı, taksi durağı ve seksen araçlık otopark var. Girişi ücretli. Çevresini kızılçam, mersin ve pırnal meşesi kaplıyor. Ölüdeniz kalabalıklaştığında aynı berraklıkta ama daha sakin bir alternatif arayanlar buraya geçiyor. Kelebekler Vadisi yönüne giden dolmuşlarla ulaşılıyor; araçla gelenler için otopark kapasitesi sınırlı, erken saat avantaj sağlıyor.

16. Gemiler Koyu

Burada iki ayrı yer var, karıştırmayın. Gemiler Koyu karadan gidiliyor: Kayaköy üzerinden, Fethiye merkeze on üç kilometre, virajlı bir yolun sonunda. Koyun tam karşısındaki Gemiler Adası’na ise yalnızca tekneyle geçiliyor. Ada resmî bir ören yeri olduğu için girişi ücretli, MüzeKart da geçerli. Üzerinde Bizans dönemine ait kiliseler, şapeller, sarnıçlar ve mezarlar var; bir kilisedeki fresk yapının Aziz Nikolaos’a adandığını gösteriyor. Ada yedinci yüzyılda terk edilmiş. Toplu taşımayla gelecekseniz Kayaköy dolmuşundan sonra kırk beş dakikalık bir yürüyüş var.

17. Turunç Pınarı Koyu

Buraya yol yapılmamış ve bu bilinçli bir tercih: ağaçlara zarar vermemek için karayolu bağlantısı kurulmamış. Dolayısıyla ulaşım yalnızca denizden. Fethiye limanından kalkan günlük turların rotasında yer alıyor, özel tekneyle on beş-yirmi dakika sürüyor. Körfezin doğu kıyısında, Şahin Burnu’nun güneydoğusunda saklı. Deniz sakin ve sığ, koy baştan sona ağaçlarla çevrili. Tekne turu programlarında adı geçiyorsa mola süresini önceden sorun, çünkü kendi başınıza gelip kalma imkânınız yok. Marmaris’teki Turunç beldesiyle aynı yer olmadığını da not edin.

18. Büyük Boncuklu Koyu

Boncuklu ikilisinin daha geniş olanı. Küçük Boncuklu’ya göre daha fazla yer sunuyor ve günübirlikçiye hizmet veren plaj işletmeleri burada yoğunlaşıyor. Merkeze dört kilometre olduğu için yarım günlük çıkışlara uygun; sabah gidip öğleden sonra dönebilirsiniz. Giriş ücretsiz, otopark ücretli. Hangi Boncuklu’ya gitmeli? Kalabalıktan kaçıyorsanız Küçük, yer arıyorsanız Büyük. Zemin ikisinde de çakıl, deniz hızla berraklaşıyor. Büyük otel ya da pansiyon bulunmadığı için akşam kalabalığı dağılıyor ve koy tenhalaşıyor. Şehirde kalıp denize girmek isteyenlerin en kısa yolu.

19. Göcek Koyları

Göcek’i tek bir koy olarak düşünmeyin; asıl deneyim körfeze dağılmış koyları tekneyle dolaşmak. Altı marinası olan kasaba, bölgenin yat merkezi sayılıyor. Buradan ve Fethiye Marina’dan kalkan “12 Adalar” turları, adına rağmen on iki adanın tamamını değil, tipik olarak dört ya da beş tanesini geziyor. Yassıca Adaları, Tersane Adası ve Kızıl Ada rotanın olağan durakları. Kleopatra Hamamı da bu rotalarda geçen duraklardan. Marina çevresinde yürüyerek de vakit geçirilebiliyor, tekneye binmek şart değil.

20. Sarsala Koyu

Sarsala idari olarak Dalaman’a bağlı, Göcek’e karayoluyla yaklaşık yirmi sekiz kilometre. Denizden bakınca ise Göcek koylarının kapısı; Hamam ve Bedri Rahmi koyları tekneyle çok yakın. Karadan gelecekseniz stabilize orman yolunu kullanıyorsunuz, alçak şasili araçlar zorlanıyor. Ormanla çevrili, tenha ve yaz ortasında bile diğer koylara göre boş. Yol Tersakan çayı boyunca ilerliyor ve denizle bağlantılı kükürtlü göllerin yanından geçiyor. Dalaman Havalimanı’na yarım saatlik mesafede. Önemli bir uyarı: plajda ve çevre ormanda kamp, çadır ve ateş kesinlikle yasak, bölge düzenli denetleniyor.

Fethiye’de Koy Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Yirmi seçenek arasından seçim yapmak ilk bakışta zor görünüyor, ama birkaç soru listeyi hızla daraltıyor.

Çocukla gidiyorsanız neye bakmalısınız? Üç şeye: zeminin kum olması, denizin birden derinleşmemesi ve gölge bulunması. Bu üçünü bir arada veren yerler Sarıgerme, İnlice ve Kuleli; üçünde de duş ve tuvalet bulunduğu için gün boyu kalmak sorun olmuyor. Çakıl zeminli Boncuklu koyları küçük çocuk için yorucu olabiliyor, gidecekseniz deniz ayakkabısı şart.

Sakinlik önceliğinizse ölçüt basit: ulaşımı zor olan koy tenha kalıyor. Darboğaz ve Turunç Pınarı’na yol yok, Kabak’a yürüyerek iniliyor, Sarsala’ya stabilize yoldan gidiliyor. Bu zorluk doğrudan tenhalık olarak geri dönüyor.

Araçla ulaşım önemliyse Çalış, İnlice, Kıdrak, Katrancı, Boncuklu ve Gemiler Koyu güvenli tercihler; hepsinde otopark var. Tekneyle ulaşılan koyların avantajı ise farklı: bir günde birkaç koy birden görüyorsunuz ve kalabalık olmayan noktalara erişiyorsunuz.

Olanak beklentinizi de baştan netleştirin. Duş, tuvalet, şezlong ve yeme içme servisi Katrancı, İnlice, Kuleli ve Ölüdeniz’de var. Akvaryum ve Darboğaz gibi koylarda hiçbiri yok, suyunuzu ve yiyeceğinizi yanınızda taşımanız gerekiyor.

Ücret meselesini de karıştırmayın. Belediyenin işlettiği halk plajlarında kumsala giriş ücretsiz, para şezlong ve otoparkta başlıyor. Tabiat parkı statüsündeki Katrancı ve Kıdrak’ta ise kişi başı giriş alınıyor. Tarifeler her sezon değiştiği için gitmeden önce güncel rakama bakın.

Son olarak koyun kendisini düşünün. Çöpünüzü geri getirin, işaretli kaplumbağa yuvalarına yaklaşmayın, ateş yasağı olan yerlerde mangal kurmayın. Bu koyların bugünkü hâlini koruması buna bağlı.

Fethiye’deki Koylara Ulaşım Nasıl Sağlanır?

Dört yöntem var ve her koy bunların hepsine açık değil.

Özel araç en esnek seçenek ve listedeki koyların yarısından fazlasına doğrudan erişim sağlıyor. Çalış, İnlice, Katrancı, Kıdrak, Boncuklu, Aksazlar, Kuleli ve Gemiler Koyu’na doğrudan gidilip park edilebiliyor. Yalnız iki uyarı: yoğun sezonda otoparklar öğleye doğru doluyor; Sarsala gibi bazı noktalara ise stabilize yoldan ulaşıldığı için alçak araçlar zorlanıyor.

Toplu taşımada Muğla Büyükşehir’e bağlı dolmuş hatları çalışıyor. Fethiye merkezden Ölüdeniz’e sık sefer var; Kıdrak’a Kelebekler Vadisi yönündeki hatla, Kabak’a Faralya-Kabak hattıyla, Gemiler Koyu’na ise Kayaköy dolmuşu ve ardından yürüyüşle geliniyor. Sefer sıklığı sezona göre değiştiği için yola çıkmadan güncel tarifeye bakmakta fayda var.

Tekne turları kendi başına bir ulaşım biçimi. Kelebekler Vadisi, Darboğaz, Turunç Pınarı ve Gemiler Adası’na pratik olarak yalnızca denizden ulaşılıyor; Akvaryum’da karayolu bağlantısı zayıf olduğu için ziyaretçilerin çoğu yine tekneyi seçiyor. Fethiye limanı ve Ölüdeniz Belcekız iki ana kalkış noktası, Göcek ise kendi turlarını çıkarıyor.

Yürüyüş ise dar bir grubun yöntemi. Kabak’a iniş, Darboğaz patikası ve Kelebekler Vadisi’nin halatlı rotası bu kapsamda; sonuncusu ölümlü kazalar yaşanmış bir rota olduğu için deneyimsiz yürüyüşçülerin denemesi doğru değil.

Peki hepsini tek tatilde görmek mümkün mü? Değil. Karadan gidilen dört beş koyu bir araç gününe sığdırıp, tekneyle gidilenleri tek bir tur gününe bırakmak en verimli plan.

İki nokta da bu hesabın dışında kalıyor. Sarıgerme Ortaca’da ve Fethiye’ye bir buçuk saat, Sarsala ise Dalaman’a bağlı; ikisi de ayrı bir gün istiyor. Havalimanından gelirken yol üstünde bırakmak, tatil ortasında gidip gelmekten daha mantıklı.

Fethiye’de Koylara Yakın Nerede Kalınır?

Konaklama bölgesi seçiminiz, hangi kıyılara kolay ulaşacağınızı doğrudan belirliyor.

Ölüdeniz’de kalırsanız Belcekız, Kumburnu ve Kıdrak yürüme ya da kısa dolmuş mesafesinde kalıyor; Kelebekler Vadisi teknesi de buradan kalkıyor. Deniz odaklı bir tatil için en merkezî tercih.

Çalış, şehir merkezine yakınlığıyla öne çıkıyor. Uzun kumsal, sahil boyunca işletmeler ve akşam yürüyüşü isteyenler için uygun. Paspatur ve Fethiye limanı da yakın, tekne turlarını tercih edenler için gofethiye.com üzerindeki gezi rotalarını incelemek de işleri kolaylaştırıyor.

Göcek’te kalmak koy turlarını merkeze alıyor. Marina hayatı, günübirlik tekne çıkışları ve sakin bir kasaba atmosferi bir arada; denize girmekten çok gezmek istiyorsanız buradan çıkan turlar günü dolduruyor.

Faralya ve Kabak tarafı ise doğa ağırlıklı bir tatil demek. Vadi manzarası, yürüyüş rotaları ve sessizlik var; buna karşılık yol dar ve virajlı, araçsız zor.

Ovacık ve Hisarönü, Ölüdeniz’e birkaç kilometre mesafede ve genellikle daha geniş konaklama imkânı sunuyor; plaja her gün inip akşam serinliğinde yukarı dönmek, yaz ortasında sahilde konaklamaktan daha rahat olabiliyor. Dolmuş iki bölgeden de sık geçiyor.

Hangi bölge size uyar? Kararı tek ölçüt basitleştiriyor: tatilinizin merkezinde denizin mi, teknenin mi, yoksa doğanın mı olacağı. Deniz diyorsanız Ölüdeniz ve Çalış, tekne diyorsanız Göcek, doğa diyorsanız Faralya tarafı ağır basıyor.

Konaklama tipi de bu kararı etkiliyor. Kalabalık bir aileyle geliyorsanız ya da mutfaklı bir düzen istiyorsanız villa konaklaması bu bölgelerin hepsinde yaygın. Bölgedeki konaklama detaylarını değerlendirirken Fethiye villa kiralama seçeneklerini inceleyerek hangi bölgenin programınıza uyduğuna karar verebilirsiniz.